Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2013 Cumartesi

Karaköy


Son zamanlarda iş programımın yoğunluğu yüzünden eve kapandım. İstanbul'un kış ortası güzel havalarını da kaçırıyorum. Zaten ne zaman benim işler yavaşlasa havalar bozar, ne zaman havalar güzelleşse benim işler hızlanır. Gözün kör olsun Murphy. 

Birkaç gün önce nihayet bir arkadaş eve kapanmama isyan etti de iki saatliğine Karaköy'e indik çay içip bir şeyler yemeye. Sanırım yemek hakkında sonra daha uzun yazacağım. Ama bu fotoğrafları geciktirmeden paylaşayım istedim. 


19 Mayıs 2012 Cumartesi

19 Mayıs 2012, İstiklal Caddesi/İstanbul



Özlem ve ailesi geldi Ankara'dan. İstiklal Caddesi'nde buluşup yemek yemeyi düşünüyoruz. Hayvore'de yemek yedikten sonra dışarı çıktığımızda, yürüyüş çoktan başlamış. Önce İnci Pastanesi'ne, oradan da J'adore'a doğru ilerlemeye çalışıyoruz. Ne zamandır İstiklal Caddesi'ni bu kadar kalabalık görmemiştim. Özlem'in oğlu Efe'ye de bir bayrak veriyorlar. Geçenleri izliyoruz. 


Deniz
Suriye Bayrağı da var.

68liler


Yağmurlu günün uykusu, İstanbul



Bahar yağmurları bitmiyor İstanbul'da. Rahmetli anneannem geliyor aklıma. Yağmurlu günün uykusu en güzel uykudur, derdi. Sanırım gerçekten de öyle. 

17 Mayıs 2012 Perşembe

Piyer Loti - Eyüp Teleferik


Annemle Eyüp Sultan Camii'ne gittikten sonra Piyer Loti'ye çıkıp bir çay içmemek olmazdı. Daha önce hep yağmurlu havalara denk geldiğimden olsa gerek, yeniden teleferiğin fotoğraflarını çekmek istedim. 

Eyüp'ten yukarı doğru teleferiğe binmek biraz zor. Daha önce de gidip sırayı görünce vazgeçtiğim olmuştu. Eyüp'te kuyruk olmasına rağmen, Piyer Loti tarafında beklemeden teleferiğe binebiliyor insan. Tabii ki mezarlıktan aşağı doğru yürüyerek inmek de bir keyif, ama ben teleferik sever olunca ve hele de annem yanımda olunca, teleferiği tercih ediyoruz. 

Piyer Loti İstasyonu
Kabinlere 6 kişi rahatça sığabiliyor. Tek sorun, pencerelerin pleksiglas olması ve fotoğraf çekememek. 

Fotoğraf çekmeye çalışınca da ancak bu kadar oluyor.

Eyüp İstasyonu
Gittiğimizde Nisandı. En azından bir lale fotoğrafı eklemezsem olmaz diye düşündüm. 

Eyüp Sultan Camii


Her yıl, annem birkaç kez yanıma, İstanbul'a gelir. Eyüp Sultan'a gitmeden de dönmek istemez. Bu sefer ben de ona katılayım ve fotoğraf çekeyim istedim. 








Rumeli Feneri yolu



Geçtiğimiz yıl Ekim ayından kalma bu fotoğraflar. Rumeli Feneri'ne doğru giderken. Koç Üniversitesi'ni geçtikten sonra. 


1999'dan beri İstanbul'dayım, İstanbul'u hiç böyle görmemiştim. Bir bilim kurgu filminin ortasındaymışım gibi hissettim. 


Bir yanda İstanbul, bir yanda Boğazın Karadeniz'e açılan ağzı. 

20 Şubat 2012 Pazartesi

Bu Cumartesi Pierre Loti

Bu Cumartesi havayı da güzel bulunca bir arkadaşımla Pierre Loti'ye gidelim dedik. Aslında dışarı çıkarken plan bu değildi. Bir anda kendimizi orada bulduk, desem daha doğru gibi. 

İSPARK'a bir ton para bayılmamak için mezarların arasında daldığımız doğrudur. İyi de yapmışız çünkü güzel bir yer bulup park ettik. Arabadan iner inmezse garip bir mezar taşıyla karşılaştık. İnsanların öldükten sonra kendi ölümleriyle ibret dersi vermeye devam etmek istemeleri garip değil mi?



Karşısındaki duvarda da bu pisicik vardı. Aslında mezarlığa dalsam bi ton mezar + pisi fotoğrafı çekerdim. Bunu kaç kişi yapmıştır kim bilir...




İlk defa Pierre Loti - Eyüp teleferiğine bindim bir de. Onu ayrıca yazacağım. 

19 Aralık 2011 Pazartesi

Martin Lubenov Orkestar


Yıllardır bu adamı ve orkestrasını bekliyorum. İlk 2007'de dinlemiştim Dui Droma albümünü. Zaten de bugüne kadar çıkarttığı tek albüm bu. İnternetlerden bakıyorum ki 2004'te çıkarmış onu da. 

15 Aralık 2011'de Fulya Sanat'taydı konser. Sanırım yeterince tanıtımı yapılmadığından toplamda 70 kişi anca vardı. Onların da büyük bir kısımı, 60 yaş civarındaydı. Beraber gittiğim Tekirdağlı arkadaşımla biz ise oynamaya gayet hazırdık. 

Meğerse Martin Lubenov iyiden iyiye caza  kaymış. Dui Droma albümündeki Bulgar oyun havaları, yerine Bulgar etnik cazına bırakmış. Üstelik grup kadrosu da değişmiş. Konsere bir baterist, bir klarnetçi ve bir kontrbasçı ile çıktı. Konser kitapçığında geçen isimlerle, kendisinin anons ettiği isimler de farklı olunca adamcağızların adlarını da bilemiyorum tabii. 

Konser çıkışı az da olsa konuşabildik gruptakilerle. Yeni albüm 2012'de geliyormuş ve baştan sona caz olacakmış. Bekliyorum.